Ateş, Alev ve Meşale (M.Ö. 400.000)

Homo erectus (ayakları üzerine dikilebilen ilk insan) muhtemelen ateşi kazara keşfetti. Ateş insana çoğunlukla, ‘göklerden bir armağan’ olarak verilmişti, bir yıldırım bir ağaç veya çalıya düşüp ağaç veya çalı aniden yanmaya başladığı zaman.

Meşale alevi ve kamp ateşi muhtemelen, ilk insanın ‘yapay’ ışığı ilk kullanışını oluşturdu. İnsan ilk kez olarak, gecenin körlüğünde küçük bir ölçü de olsa özgürlük ve sinsice dolaşan, görünmeyen canavarların korkusu karşısında az bir derece güvenlik elde etti. M.Ö. 400.000 kadar erken bir zamanda, Pekin insanının mağaralarında ateş parladı.

Meşale ilk taşınabilir lamba idi. En erken gelişmelerden biri, bir araya getirilip bağlanmış bir demet çubuktan yapılan alevli bir meşalenin, daha parlak ve daha uzun ömürlü bir ışık ürettiğinin keşfiydi. İnsan sonunda ateşi kontrol etmeyi öğrendi ve insan ırkı uygarlığa doğru yola çıktı.

Ateşin keşfi insanoğlu üzerinde o kadar şiddetli bir etki yarattı ki tüm erken dönem toplulukları ateşi anmak için bir mit oluşturdu. Yıllar sonra, antik yunanlılar için, ateşi getiren Prometheus idi.

Kaynak: A History of Light and Lighting, Edition: 2.2 - (1999), Bill Williams