BPD (Birleşik Parlama Derecelendirmesi) kapalı alanlardaki aydınlatma donanımlarının psikolojik parlamasını tanımlamaya hizmet eder. Eşik değerleriyle zorunlu bir ölçümleme yöntemi olarak DIN EN 12464-1 şeklinde standardı belirlenmiştir. Peki, BPD değeri tam olarak nedir? Nasıl tanımlanır ve kullanılır? Bir aydınlatma tasarımcısı olarak neleri göz önünde tutmanız gerekir?

Temel konum: BPD değeri nedir? Ne zaman gerekir ve kullanılır?
BPD kısaltması “birleşik parlama derecelendirmesi” anlamına gelir. BPD değeri boyutsuz bir değişkendir ve bir kapalı alandaki aydınlatma donanımının psikolojik parlamasının derecesi hakkında bilgi verir. BPD değerleri 10 ile 30 arası bir skalada derecelendirilir. DIN EN 12464-1:2011-08’de bu skaladaki basamaklar 13, 16, 19, 22, 25 ve 28’dir. Son aşamada bu basamaklar parlamanın çok sayıda gözlemci tarafından deneyimlenen istatistiksel algısını ifade eder. Dolayısıyla, örneğin BPD 19, gözlemcilerin % 65’inin parlama nedeniyle çok da fazla rahatsız hissetmedikleri anlamına gelir. Diğer taraftan elbette ki, kalan % 35’in parlamadan rahatsız olduğu anlamına gelir. BPD değeri ne kadar düşük olursa, doğrudan parlama gözlemciler tarafından o kadar az deneyimlenir.

Öte yandan BPD değeri sadece ölçülebilir; fotometrik olarak doğrudan belirlenemez. Işığın % 65’inin dolaylı olarak yayıldığı ışıklıkların olduğu aydınlatma donanımları olan yerlerde ve dar ışık spotlarının veya simetrik biçimde ışık saçan ışıklıkların yerleştirildiği yerlerde, tanımı itibarı ile bir BPD değeri belirtmek mümkün değildir.

Yaygın kanının aksine, BPD değeri bir ışıklığın gerçek bir özelliği değildir. Burada bir ışıklığın aydınlık yüzeylerinin “parlaklık düzeyinin”, etrafın “parlaklık düzeyi” ve konum ve gözlemcinin görüş açısına ilişkin etkileşiminden daha fazlasıyla uğraşıyoruz. Bir ışıklığın ışık yayan yüzeyinin ortalama “parlaklığı” bu bağlamda ışıklığın ortalama parıltısı ve arka plan parıltısı olarak arka planın veya etrafın “parlaklığı” olarak tanımlanır.

Aşağıdaki örnek bir gerçek hayat örneğinden alınmıştır ve bu parlaklık düzeylerinin birbirine oranının parlama etkisi üzerinde sahip olabileceği etkiyi açıkça göstermektedir: Hiçbir cadde aydınlatması olmayan bir yolda gece araba sürdüğünüzü hayal edin. Şimdi bir araba, farları uzun hüzme durumda size doğru geliyor. Güçlü ışık nedeniyle körleştiniz ve gözlerinizi zorlukla yolda tutabiliyorsunuz. Aynı durumu güneşli bir yaz günü hayal edin. Aynı araç yine uzun farları açık olarak size yaklaşıyor. Şimdi, farlar nedeniyle körleşme ihtimaliniz çok daha az. Oysa farların özellikleri hiç değişmedi. Doğrudan parlama sonuçlarının derecesi burada daha çok etrafın (yani arka plan parlaklığının) karşıtlığından kaynaklanıyor.

Direct glare of a vehicle at night with full headlights
Gece, farlarının uzun hüzmeleri açık bir aracın sebep olduğu doğrudan parlama, fotoğraf:
Sharat Ganapati (CC BY 2.0 lisansı ile kullanıldı)

Gözlemcinin görüş açısı ve konumu da akılda tutulmalıdır. Çünkü eğer ışıklık bir kişinin görüş alanı içinde değilse, bu durumda söz konusu kişi parlamadan etkilenemez. Belli kurallar çerçevesinde, alan veya etkinliğe bağlı olarak, BPD eşiklerine bağlılık gerekir. Bunlar mevcut DIN EN 12464-1:2011-08 içinde “Aydınlatma Gereksinimlerinin 5 İndeksi” altında bulunabilir. Buradaki konu azami BPD eşikleri olduğu için BPDS (Birleşik Parlama Derecelendirmesi Sınırı) terimi kullanılır. DIN EN 12464-1:2011-08’e uygun olarak, aydınlatma tasarımcısı CIE* Birleşik Parlama Derecelendirmesi yönteminin tablolarının yardımıyla doğrudan parlama kategorizasyonunun kanıtını sağlamalıdır (CIE 117-1995’e göre). Tablo yönteminin amacı, aydınlatma tasarımcısının tam da BPD değerinin ardındaki karmaşık formülü uygulamasını kolaylaştırmaktır.
* CIE: International Commission on Illumination (Uluslararası Aydınlatma Komisyonu)


BPD’ye göre Parlama Derecelendirmesi
Tavan 70 70 50 50 30 70 70 50 50 30
Duvarlar 50 30 50 30 30 50 30 50 30 30
Yer 20 20 20 20 20 20 20 20 20 20
Odanın büyüklüğü Lambanın eksenine doğru açıdaki görüş çizgisi Lambanın eksenine paralel görüş çizgisi
X Y
2H 2H 12.0 12.8 12.2 13.0 13.2 12.0 12.8 12.2 13.0 13.2
  3H 11.8 12.5 12.1 12.8 13.0 11.9 12.6 12.1 12.8 13.0
  4H 11.8 12.4 12.1 12.7 12.9 11.8 12.4 12.1 12.7 13.0
  6H 11.7 12.3 12.0 12.6 12.9 11.7 12.3 12.0 12.6 12.9
  8H 11.7 12.2 12.0 12.5 12.8 11.7 12.2 12.0 12.5 12.8
  12H 11.6 12.2 12.0 12.5 12.8 11.6 12.2 12.0 12.5 12.8
4H 2H 11.8 12.4 12.1 12.7 12.9 11.8 12.4 12.1 12.7 13.0
  3H 11.6 12.2 12.0 12.5 12.8 11.7 12.2 12.0 12.5 12.8
  4H 11.6 12.0 11.9 12.4 12.7 11.6 12.0 12.0 12.4 12.7
  6H 11.5 11.9 11.9 12.2 12.6 11.5 11.9 11.9 12.3 12.6
  8H 11.4 11.8 11.9 12.2 12.6 11.5 11.8 11.9 12.2 12.6
  12H 11.4 11.7 11.8 12.1 12.5 11.4 11.7 11.9 12.1 12.6
8H 4H 11.4 11.8 11.9 12.2 12.6 11.5 11.8 11.9 12.2 12.6
  6H 11.4 11.6 11.8 12.0 12.5 11.4 11.7 11.8 12.1 12.5
  8H 11.3 11.5 11.8 12.0 12.5 11.3 11.6 11.8 12.0 12.5
  12H 11.3 11.5 11.7 11.9 12.4 11.3 11.5 11.8 11.9 12.4
12H 4H 11.4 11.7 11.8 12.1 12.5 11.4 11.7 11.9 12.1 12.6
  6H 11.3 11.5 11.8 12.0 12.5 11.3 11.6 11.8 12.0 12.5
  8H 11.3 11.5 11.7 11.9 12.4 11.3 11.5 11.8 11.9 12.4

Bir BPD tablosu örneği, kaynak: DIAL

BPD değeri belirlenirken tablo yönteminin kısıtlamaları
Tablo yöntemi, standart bir odadaki bir aydınlatma uygulamasının BPD değerini belirlemek için takip edilen bir prosedürdür. Öte yandan tasarımcı, “standart odanın” genelde gerçek durumlarla pek az ilgisinin olduğunu unutmamalıdır. Tablo yöntemine göre yerin azami yansıtma derecesi %20, duvarların %30 ila %50 ve tavanın ise %50 ila %70’tir. Mimaride sıklıkla yer bulan, yansıtma derecesi %75 ila %90 olan beyaz duvarlar veya tavanlar tablo yönteminde dikkate alınmaz. Tablo yönteminde gözlemci ışıklık ekseninin karşısında veya hizasında konumlanabilir. Tablo yöntemi ışıklık eksenine diyagonal bir görüş açısını tanımaz ve yalnızca dikdörtgen oda geometrilerine dayanır. Eğer odada farklı ışıklıklar mevcut ise bu yöntem her bir ışıklık tipine ayrı ayrı uygulanmalıdır çünkü her ışıklık tipinin kendi BPD tablosu vardır.

Neden BPD değeri ışıklık veri listesinde bir rakam olarak gösterilir?
BPD değerinin kendisi bir ürünün bir özelliği olmasa da, yine de pek çok üreticinin veri listelerinde “BPD <19” gibi ayrıntılar çoğu kez bulunabilir. Öte yandan, buradan bunun bir ışıklık özelliği olduğu sonucunu çıkarmak doğru değildir. Üretici daha fazla ayrıntı sunmadığı sürece bu rakam, 4H/8H boyutlarındaki ve yer için %20, duvarlar için %50 ve tavan için %70 yansıtma derecelerine sahip bir odadaki bir referans durumunda ışıklığın sahip olacağı BPD değerine atıfta bulunur. Gerçek durumlarda bu değer daha düşük ve hatta daha bile yüksek olabilir.

Sonuç
Sınırlamalarına rağmen tablo yöntemi, ürünleri geliştirmede, karşılaştırmalar yapılmak istendiğinde fayda sağlar. Pratikte, 16 BPD değerine sahip bir ışıklığın psikolojik parlamaya sebep olma ihtimali, aynı değişkenlere sahip ancak 25 BPD değeri olan bir ışıklığa göre daha azdır. Dolayısıyla tasarımcının, tablo yönteminin sınırlamalarının farkında olması önemlidir. Eğer tasarımcı BPD değerini gözlemcinin belirli bir konumu için daha büyük bir kesinlikle belirlemek isterse, odanın gerçek halindeki geometrisini ve yansıtma derecelerini dikkate alacak bir yazılımın yardımı ile hesaplamasını öneririz. Odada mevcut tüm ışıklıklar da hesaba dâhil edilecektir.

Kaynak: https://www.dial.de/en/blog/article/no-glare-from-artificial-lightwhat-is-behind-the-ugr-method/